Değerli okurlarımız, Engellektüel üçüncü
sayısında sizinle buluşmanın onur ve gururunu taşımaktadır.
İlk
sayıdaki
başyazımda önemle bir konunun
altını
çizmeye çalışmıştım.
Engellektüel'in toplumdaki engelli sorunlarına ve
mücadelesine
önemli katkıda bulunacağını vurgulamıştım. Ne mutlu ki
amacımıza
ikinci
sayıda ulaşmış olduk.
Engellilerin
sorunlarını;
konuşulduğu, tartışıldığı ve mücadelesinin verildiği
asli yer sivil toplum örgütleridir. Bende bu
mücadeleden gelen bir
görme engelliyim.
Tabi ki bu mücadelenin altını besleyen ve
kamuoyu
oluşturulmasında en önemli etkenlerden biride
yayın organıdır.
Dergimizin çıktığı Samsun ilinin baz alarak
baktığımızda bir milyon nüfus içerisinde resmi rakam
60.000 engelli,
resmi olmayan rakamlar ise bu rakamın çok üzerinde.
Samsunda
engelli
sivil
toplum örgütlerinin kağıt üzerindeki
üye sayısı 2.000'i bulmamaktadır. Yani yaklaşık 50.000
engelli inşanızdan bihaberiz. İşte bu bağlamda
Engellektüel ulaştığı
her noktada sivil toplum örgütlerin eli, ayağı kulağı
ve gözü
olmaktadır. Bunu yakaladığımız iki önemli noktada
vurgulayabiliyor,
rahatlıkla tespitini yapabiliyoruz.
Dergimizin kurumsallaşmasının kanıtlarından bir tanesi
ikinci
sayımıZın satışı ve tanıtımı esnasında satılan ilk
sayımızın halen okurlar tarafından muhafaza edildiği
başkaları tarafından okunmasının sağlandığı gözlemlenmiş
hatta okunması
için
önerilen bir dergi olmuştur.
Engellektüel'in
kurumsallaşmasının diğer bir kanıtı ise
gerek telefon gerekse e-posta ile bir çok engelli ailesi
bize
ulaşıp engelli çocukları için bilgi istemekte adeta
saklandıkları yerden tek tek çıkmaya başlamışlardır. İşte
yıllardır söyleye
geldiğimiz; engellilerin bir
yayın
organının olması gereksini
bir kez daha
ortaya çıkmış Engellektüel ile kanıtlanmıştır.
Engellektüel bu
eksikliği bir parçada olsa kapatıyorsa bundan onur ve gurur
duymak gerekir. Internet çağında içe kapalı dar
düşünmeyi bırakıp, çıtayı
yüksek ve geniş tutmak zorundayız.
Gittikçe hırçınlaşan
dünyada insanlık adına umudunu
yitirmemişlerin varlığını hissediyoruz. Geçenlerde okuduğum
bir haber benim ufkumu
daha da açmıştır. Kuzey ülkelerden birindeki kış mevsiminin
sert geçmesi üzerine bir grup gönüllü
hayvan sever işadamı özel
bir fon oluşturarak uçakla orman ve dağlarda mahsur kalan
hayvanlara yiyecek sağlamışlar. Bu tür
girişimlere ve
Engellektüel'e alışacağız. Alışmak zorundayız.
Karalayanlara, yok etmek
isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.
Çünkü evinden çıkamayan
adeta gizlenen engelli insanlarımızın vebali
sırtımızdadır. Bu insanlarımız için sadece
konuşmak, sorunlarını
dinlemek artık yetmez olmuştur. Birileri çıkıp onlar
adına bir şeyler yapmalı onları hayatın içerisine
katmalıdır.
Ama konuşmakta ısrar edecekler varsa onları ait oldukları
yüzyıla bırakmak zorunda kalacağız. Yolun açık olsun
Engellektüel, daha çok işimiz var...