banner.jpg

Engelli Çocuklar Hepimizin

Uzun yıllardır ülkemizde; ülke nüfusun %10'nun engelli olduğunu her konuşmamın basında vurgulamışındır.
Dünya literatürü genel olarak engelliliği 4 katogeride ayırmıs; Ortopedik engelliler, görme engelliler, konuşma ve işitme engelliler, ve zihinsel engelliler. Bu engelli grubların eğitim, istihdam, sosyal uyum ve kültürel sorunları ayrı ayrı ele alınmaya çalışılmıştır.
Bu amaçla çeşitli örgütlenmelere gidilmiş, paneller, konferanslar hatta düzenlenerek bu sorunların çözülmesine katkı koyma çalışmıştır. 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü ve 10-16 Mayıs Sakatlar haftasında bu tartışmalar ve konuşmalar daha fazla dillendirilmiştir.
Ayrıca ülkemizi yönetenler engellilerle ilgili devlet yetkileri engelliye hep bu özel günlerin etkisiyle kafa yorup düşünceleri açıklamışlardır. Sorunlar bazen bireysel olsa da tek tek çözülmesi engelliler açısından önemsenecek gereksinimlerdir.
Bu bazen o kadar ileri saflara götürülmüştür ki bir engelliye istihdam sağlanmasına onun için kurtuluş görülmekte, engelliliği kökten çözmüş gibi bir duyguya kapılıp kurgulanmıştır. Hele uzun süreçten yana verilen mücadeleden sonucunda çıkartılan özürlüler yasası engelliliğin sonu gibi algılayıp tabir caizse sevinçten başımız göğe değmiştir. Bu sevinç arasında unuttuğumuz gözden kaçırdığımız çok şey vardır.
Doğum öncesi ve doğum sonrası bir takım anomaliliklerle meydana gelen durumlar sonucu doğan çocuklar için ne yapılmaktadır. Bu konuda ne gibi önleyici tıbbi hizmetler verilmektedir. Tıbbı yaklaşımımızın sorun ortaya çıktıktan sonra işlerlik kazanması gibi bir alışkanlığımız olduğunu bu durum bir kez daha doğrulamaktadır. Neden? engelli çocuklarımız var.
Nedeni nedir? Sorularını hep en sona bırakıyor, hatta unutuyor. Kadere bağlayıp, kedere dalıyoruz. Kaç tane anne, baba ve anne baba adayı bu konuda bilinçli? Kaç insanimiz akraba evliliğinin, sigaranın ve alkolün, kocakarı ilaçlarının, mahalle iğnecilerinin, engelli çocuklar yarattığını biliyor? Sivil toplum örgütleri ve devletin ilgili ve yetkilileri bu konuda ne yapmaktadır? Kaç anne ve anne adayı, kaç aile bu konuda eğitilmiştir? Sinekleri tek tek yok etmek yerine bataklığı kurutmak en doğrusu değil mi? Asil kaynağı gözden kaçırıp geçemeyiz.
 Engelli çocuklar hepimizin. Engellektüel ailesi olarak bu bağlamda yeni bir sayfa açarak gözden kaçan bu konuyu gündeme almayı görev biliyoruz. Konu engelli çocuk olunca engelli çocuk olan ailelerde bir mesajımız var. Çocuklarınız bir ceza ya da utanç kaynağı değildir, ona sağlanan ülkemizin gelişmişlik seviyesinin önemli bir göstergesidir.
Onlarınla birlikte hayatin tam ortasında yerinizi almaya hazırlanın. Emin olun ki o çekindiğiniz, toplum içerisine çıkarmaktan kaçındığınız çocuğunuz buna hazırdır ve yine biliniz ki bu konuda halkımızın sizden öğreneceği çok şey var.

Untitled Document
ENGELLEKTÜEL DERGİSİ ÜÇÜNCÜ SAYI
 
 
 
 
 
 
 
 
 



Untitled Document
ENGELLEKTÜEL HABER

Ufuk Gürbüz'ün başyazılarını okumak için tıklayınız  BAŞYAZI

HUKUK
sevinçlerine bir nebzede olsa ortak olduklarimiz
Dergimizi ziyaret eden dostlarimiz

Anketimize Sizde Katılın Anketimize Sizde Katılın Anketimize Sizde Katılın
Untitled Document
 
 
Her hakkı Engellektüel Dergisine aittir.İzin alınarak dahi iktibas edilemez.15.08.2006-www.engellektueldergi.com