Arzu Acar
1986 yılının bahar ayında Ankara da doğdu. Bir yaşında vücudunda beliren tümör
rahatsızlığı sebebiyle 13 yıldır tekerlekli sandalye kullanmakta. İlkokul
birinci sınıf eğitimini tamamladıktan sonra tekerlekli sandalye kullanmak
zorunda kalınca öğrenimine iki yıl ara verdi. İki yıl sonra tekrar ilköğrenim
eğitimini tamamlamak için Ankara Doğan Çağlar Ortopedik Engelliler İlköğretim
okuluna başladı. Yatılı olarak eğitmini sürdürdüğü bu okul onun yazıyla
tanışmasını sağlamıştır.
Fiziki
engeller hiç bir zaman ona engel olamamıştır. Çünkü o engelin düşüncede olduğu
müddetçe insanın aslen o zaman engeli olacağına inandı. Bu suretle lise
eğitimini Ahmet Andiçen Ticaret Meslek Lisesinde birçok fiziki güçlükleri açarak
başarıyla tamamladı. Acar halen Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler meslek
yüksekokulunda eğitimini sürdürmektedir.
Arzu Acar’ın
şiirle olan geçmişi onun okuma ve öğrenmeye olan merakında yatmaktadır. Yoğun
okumalarla geçen çocukluk döneminin ardından dokuz yaşından itibaren kalem ve
kâğıdı tüm samimiyeti ile buluşturmuştur. O yazma eyleminin aslında yazarken
kazanılacak bir süreç olduğuna inanmaktadır.
“yazı
dünyasının içine girdikçe acıkıyorum. Acıktıkça bir şey bilmediğimi anlıyorum.
Bunu fark ettikçe bu işi daha iyi öğreniyorum.” Sözleriyle öğrenmenin yoğun bir
süreç gerektiğini ifade etmektedir.
Arzu Acar’ın
yazı serüveni, çevresinde gördüğü her şeyin onu düşünce ve ifadeye sevk
etmesiyle başlamıştır. Bu sebeple ilk şiir kitabı olan “Ben Acıyı Susuz İçerim”
2002 Aralık basımıyla 500 adet yayınlanmıştır. Henüz bu eserini sindirirken
Almanya Türkiye Engelliler merkezi (ATEM) in teklifiyle ikinci şiir kitabı 2004
Haziran da yayınlamıştır. “Bir Dirhem Yansıma” adlı ikinci eseri Almanya Köln de
okurların beğenisine sunulmuştur.
Çeşitli TV ve
Radyo kanallarında bir çok programa katılarak şiir dünyasını insanlarla
paylaşmıştır. İlk şiir dinletisini ise 2005 Ocak ayında Ankara HİK-DER lokalinde
gerçekleştirmiştir.
Okuyucuları
tarafından yoğun bir beğeni ve sevgiyle karşılanan kitapları Acar ın daha
keyifli olarak bu işi sürdürmeye yöneltmiştir.
“Bir tek
insanın bile gönlünde bir güzellik oluşturabileceksem boşuna yazmıyorum
demektir.” İfadesiyle yazma eylemini insandan aldığı ilhamla insana iletmek
gayesiyle gerçekleştiğini vurgulamaktadır.Untitled Document