Yakın tarihe
kadar takvimlerimizin 8 Ocak tarihinin yaprağında beyaz
baston günü sözünü hep okur geçerdik. Daha sonra 15 Ekim
Dünya Körler Günü kutlandığında beyaz bastonu
duyar geçer olduk. Son 10 yıldır görme engelliler daha
fazla evinden çıkmış, birçok mesleklere sahip olarak iş
alanlarında yer almış, üniversitelerde daha fazla görme
engelli öğrenci eğitim görmeye başlamıştır. Yani toplumda,
beyaz bastonlu görme engelliye sıkça rastlayabiliyoruz.
Görme
engellilerin kullandığı beyaz bastonu, üzülerek söylüyorum
ki maalesef tanımıyoruz. Görme engellinin elindeki beyaz
bastonu TV anteni, hatta balık oltası gibi çok değişik
şeylere benzetiyoruz. Beyaz bastonu tanıyanlar ise; bastonu
yol gösteren bir elektronik cihaz olduğunu düşünüyor,
bastonun ucunu kaldırarak acaba baston yolu görüyor mu,
diyerek garip sorularda sorabiliyor.
Gerek
ana sokaklarda, gerek ara caddelerde gerekse kaldırım
kenarında bekleyip, karşıdan karşıya geçmek için beyaz
bastonunu biraz öne doğru uzatıp yolun karşısına geçmek
istediğini ifade etmeye çalışan bir görme engelliye
rastlamışsızdır. Maalesef birçok sürücü bilerek ya da
bilmeyerek görme engelliye bu imkânı vermemektedir. Bu görme
engeliler arasında oldukça sık konuşulan önemli bir
sorundur. Gelişmiş ülkelerde bir görme engelli trafik
lambasında kendisine göre kırmızı, araçlara göre yeşil
yansa bile beyaz bastonunu havaya kaldırarak yolun karşıya
geçebilmektedir. Bu sorunun çözümünde sivil toplum
örgütlerine basına ve sürücü belgesi veren dershanelere
büyük görev düşüyor. Hatta sürücü kurslarında ders olarak
okutulup beyaz baston tanıtılmalıdır.
Köşemde mercek altına almaya çalıştığım her konu
engellilerin yaşamlarında karşılaştıkları sorunlardan
oluşmuştur. Bu sayımız da görme engellilerin trafikte
yaşadıkları önemli bir sorununu bir parçada olsa mercek
altına almaya çalıştım. Engellinin de yaşam
hakkının olduğunu unutmayalım. Engellektüel olarak üzerimize
düşen bir görevi yerine getirmeye çalıştık. Unutmayalım ki
her sağlıklı insan bir engelli adayıdır.